ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 38.107.191.114
Online Ziyaretçi: 59
Bugün Toplam: 1208
Dün Toplam: 1709
Genel Toplam: 399428
HABER ARAMA
 
 

ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

Hakem Saygınlığı

NİHAT ÖZBİRGÜL

Tarih: 07 Ocak 2010

Okunma: 513

Müsabaka yönetmeye atanan hakemin saygınlığı, stada ayak bastığı anda başlar ve maç sonunda evine gidinceye kadar devam eder. Hakem oyun sahasının ve müsabakanın oynanmasını sağlayacak bütün unsurların tek otoritesi olması, ona çok büyük sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluk; otorite, cesaret, bilgi, adalet ve güven gibi yüksek değerlerin zekice tatbikatını gerekli kılar. Hakem, müsabakanın oyun kurallarını ve milli federasyonların talimatlarını doğruca uygulamakla yükümlüdür. Lakin, aynı zamanda da oyuncular, seyirciler ve yetkililerin saygınlığını kazanması için üstün zeka yeteneği kullanması zaruridir. Oynanacak oyunu seyre gelen seyircinin seyir zevkini, oyuncuların oynama hakkını ve futbol oyunundan geçim sağlayan görsel ve yazılı medyanın durumunu, kulüplerin mali çıkarlarını, tüm yöneticilerin sorumluluklarını düşünmek gibi çok hassas bir durumun muhatabıdır. Bu sebeple hakemde, çelik gibi bir irade ve mangal gibi bir yürek olması gerektir. İngiliz milletini yöneten Mr.Churchill futbol müsabakası seyrederken yanında bulunan eski FIFA Başkanı Sir Stanley Rous’a dönerek “Hakemin Yetkisi” beni korkuttu sir’’ demiştir. Bu yetkiyi kullanacak olan hakemin otoritesini, herkesin kabul etmesi işin doğasında vardır.

Siz, sığ düşünce ile masa başında yapılan talimatlara ve bir bardak suda fırtına koparanlara bakmayın. Olayları yaşamak gerekir. Milat olurdu diyenlerin çoğunun, zor şartlarda abandone durumda nasıl aciz kaldıklarını bilenlerdeniz. Futbol tarihimiz bu gibilerin örnekleriyle doludur. Hakem için hata yapan oyuncuyu oyundan atmak, bir müsabakayı tatil etmek hiç de zor değildir. Yalnız unutulmamalıdır ki, yetkili hakemin en önde gelen görevi, sporcuyu sahada tutmak ve müsabakayı salimen sonuçlandırmaktır. İşte hakemin büyüklüğü ve klası, saygınlığını istismara müsaade etmeyen, adil ve sevecen bir tavırla, kural ve talimatların yorumunu uygun ve sağlıklı yapmakla ortaya çıkar. Hakem olayları, göstereceği seyyal zeka ve spontane kararlarla önleyebilmelidir. Hakem, hem sporcunun hem seyircinin hem de oyunun tüm unsurlarının saygınlığını, her oyuncunun üstüne agresif, jest ve kararlarla giderek kazanamayacağının bilincinde olmalıdır. Yoksa her ağzı olanın konuştuğu bir vasatta, oyuncu atıp ve oyun tatil ederseniz adama sen oyna, sen oyna derler.

“Hakem Saygınlığı’’ bir maç için değil, hakemlik hayatı devam ettiği müddet içinde, yaptığı işi bıraktıktan sonra da çok gerekli bir mazhariyettir. Hakem söylenenlerden yazılanlardan kendine uygun hususlardan faydalanmalı, bilgili, cesur, vicdanlı ve adil kararları ile bilgisiz ahkâmlara itibar etmemeli, tüm futbol kamuoyunun takdirini kazanacak icraatların yaratıcısı olmalıdır.

Türk hakemi bunu rahatlıkla yapabilecek güçte ve yetenektedir. Yeter ki; yöneticiler ve hakemler silkinip çevre temizliğini sağlıklı yapabilsinler.

Hakem kendisine duyulan güven ve saygınlığı kaybederse o işi bırakmalıdır.                                                                                                                   Nihat Özbirgül

Etiketler:

Hakem Saygınlığı

Akkoç Butik Otel ADANA Şanlıurfa ASO SPOR