ZİYARETÇİ SAYISI
IP Adresiniz: 38.107.191.110
Online Ziyaretçi: 23
Bugün Toplam: 390
Dün Toplam: 845
Genel Toplam: 400963
HABER ARAMA
 
 

ÖNEMLİ LİNKLER
HAVA TAHMİNİ

Şehir Seçiniz

Bu yazıyı okumasanız da olur!

ERCAN DURNA

Tarih: 05 Ekim 2009

Okunma: 760

Hakem camiasını dışarıdan fazla kişi bilmezler di! Ancak bazı kaleler yıkılınca(!) ketum olmaktan çıkılmaya başlandı.

Camia da zemin kaygan, menzil yokuş ve mekan dar. Neden? Çünkü ilişkiler menfaat üzerine kurulmaya başlanmış. Eğer yetkili bir görevdeyseniz, bir emrin var mı hocam diye arayanın haddi hesabı yok. Acaba bu arayanlar gerçekten dost mu yoksa bir maç uğruna mı böyle davranıyorlar.
Hakemlere önüne gelen vuruyor. Basın yerden yere çalıyor, futbolcu omuz atıyor, eline vurma cesaretini gösterebiliyor, yöneticiler ise bu hakem bizim için artık güvenilirliğini yitirmiş bundan böyle maçlarımıza istemiyoruz diyebiliyor. Hal böyle olunda hakem kardeşim diren işin içinden çıkabilirsen.
Dernek konusu ise umutların baş belası. Ne olacağı belli değil. MHK ve Federasyon karşılarında kuvvetli bir dernek görmek istemedikleri apaçık ortada. (Hangi işveren karşısında kuvvetli bir sendika görmek ister!) misali. Aslında bu MHK’nın bence yaptığı en büyük hata aktif hakemleri derneklerden çekmesi oldu. Kendilerine göre haklı olabilirler ama uygulama aşamasında eğer Süper Ligin önemli isimleri görevde olsalardı seçim çoktan bitmiş olurdu. Görüntüde dernekler bitirilmek isteniyor. Ücretler artık kişilerin ferdi hesaplarına yatmaya başladı. Amaç dernekleri köşeye sıkıştırmak mı? Yoksa derneklerin mağdur ettiği hakemleri rahatlatmak mı? Kimine göre dernek baş belası, kimine göre ise namertlere karşı sille kalesi(!)
 Ortada görünen bir gerçek var oda kaos ortamı. Genel merkez mahkemeler bitmeden seçime gitmem diyor. Ortalama 8 ay sonra kongre olma olasılığı var. Bu süreçte hakemler de etkilenmiyor diyen yalan söyler.
Belki büyük illerde etkilenme daha az olabilir ama her yerde hakem etkileniyor. Dernekler ile il hakem kurulları arasındaki uyumsuzluk hakemlere yansıyor. Hal böyle olunca da hakem o kafayla maça çıkıyor ve hiç umulmadık durumda kendilerinden beklenmeyen hatalara neden oluyorlar. Hakemlere mental ders vermenin altında yatan gerçek nedir? Sorunlarından arındırmak. Bu sorunlar arasında dernek mutlaka vardır. Yok diyen beri gelsin. Peki, bunun için bir çalışma yapılıyor mu? Hukuki süreci bekliyoruz diyebilirler ama olan gene hakemlere oluyor.
Madem dernek sorunları böyle iki arada bir derede kalıyor. Bazıları da sorunlardan arındırmak için hakemlere dernek üyeliğinden istifa edin ve kurtulun diye telkinlerde bulunanlar mutlaka çıkacak.. Bunu diyenler hakemlerin örgütsüz ve sadece bir yere bağımlı olmasını isteyenler olsa gerek.
Bütün bunları göz önünde bulundurarak ben hayal tacirliği yapayım! Hakemler kendi federasyonunu kendileri neden kurmazlar acaba? Federasyon kurmak için eskiden Bakanlar Kurulu kararı gerekiyordu. Şimdi ise yan yana gelen en az 5 dernek federasyon kurabilir. Hakemleri TFF bünyesinden çıkartıp özerk hale getirilse. O yapı içerisinde hakemler oy kullanmasa inanın tahmin edemeyeceğiniz seviyelere ulaşılır.
Eğer hakemler federasyonlarını kendileri kurduklarında Futbol federasyonundan başlayacak sezonda oynanacak olan profesyonelden amatör kategoriye kadar bütün maç sayısını istesinler. En önemli nokta da burası hakemlerin maç ücretini kesinlikle hakem federasyonu belirlemeli. Futbol Federasyonu yalnızca çıkarılan faturayı ödemekle yükümlü olmalı... federasyonlaşan hakemler kanunen hakem yetiştirme ve atama yetkisine sahip tek kurum olmalı.. Türkiye’de kulüpler birliği, TFF ve bu kurum ve kurullardan rant sağlayanlar buna karşı çıkacaklardır. Fakat hakemlerimizin sağlıklı ortamda yetişmesini ve alacaklarını zamanında almasını sağlayıp Türk hakemliğini göklere çıkarmak yalnızca aynı korkusuzluğa sahip beyinlerin elindedir.
Hayalim nasıl ama…!
 

Etiketler:

köşe yazısı

Akkoç Butik Otel ADANA Şanlıurfa ASO SPOR