|
Dünya kupasına gidebilmemiz için önce Bosna Hersek maçından galibiyetle ayrılmamız gerekiyordu. Oyuna iyi başladık ve 5. dakikada golü de bulduk. Ve maça avantajlı başlangıç yaptık. Ne olduysa 25. Dakikada Servet’in bir hava topundaki pozisyonunu, rakibinde abartılı düşüşünü faul olarak niteleyen Portekizli hakeme takım kaptanı Emre Belezoğlu koşup gelerek itiraz etti ve hemen sarı kartı gördü. Daha önceki yazılarımdan birinde takım kaptanına kurallar itiraz hakkı tanımadığını, kaptanın hakemin muhatabı olarak o pazubantı taktığını yazmıştım. Ancak ülkemizde hakemin her düdüğü sonrasında itirazlar oluyor ama bunlara hakemlerimiz toleranslı davranıp; bu aşırıya da kaçan itirazları cezalandırmayınca dış müsabakalarda bunun zararını görüyoruz. Tıpkı Bosna da olduğu gibi.
Hâlbuki 12. Kuralda, hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraz ederse, o oyuncuya bir ihtar verileceğini yazmakta. Bunlar uygulanmayıp, toleranslı davranmalar UEFA ve FİFA organizasyonlarında devamlı aleyhimize olmakta.
Bunun devamında yılların tecrübeli ismi kenardan hakeme itiraza devam ediyor “sanki bir şey değişecek gibi”. Portekizli hakem Fatih Terim’in yanına geldiğinde hiç bir şey söylemese bile yüzü, el ve kol hareketleri onu tribüne göndermeye yeterli bir sebep ve takım bu iki hareket sonrası demoralize oluyor.
Bu ülkemizde de teknik adamların hakemin verdiği bir karar sonrası önlerindeki 4. hakeme koşup itiraz etmeleri, (sanki maçı yöneten 4.hakem) için caydırıcı hiç bir cezayı müeyyide uygulanmadığı gibi, bu durum artarak devam ediyor.
Şimdi Fatih Terim ve yardımcıları her maç öncesi oynayacakları takımın maçlarını futbolculara kasetlerden izletiyor, o takımın son yaptığı müsabakaları takip ettiriyor. O müsabakaya UEFA’nın tayin ettiği hakemin yönetim tarzını, disiplin uygulamalarını ve maç yönetim karakterini bilerek mi müsabakaya çıkıyoruz!
Yıllarca TV’lerde oynayacağımız UEFA’nın maçlarında tayin edilen hakemlerin maç yönetme tarzlarını ve disiplin uygulamalarını dile getirmeye çalıştım. Futbolculara ve teknik adamlara bazı bilgilerle dikkatli olacakları yönleri hatırlattım.
Şimdi Bosna Hersek maçımızın hakemi Portekizli Bortola, tıpkı bir İspanyol, Fransız, İtalyan hakemler ( yani Akdeniz Bölgesi hakemleri) gibi bu disiplin olaylarında acımasız, bunu bilmeniz lazım gelirdi.
Aynı durumlar için İngiliz ve kuzeyin hakemleri daha toleranslı ihtarlarda bilhassa.
Her ne kadar hepsi UEFA’ ya mensup hakemler olmasına karşın ülkelerindeki disiplin olaylarına bakış ve ülkesindeki eğitimleri onların hakemlik yapısını belirlemektedir. Yoksa senede bir kere UEFA’nın yaptığı seminerler standardı getirmemektedir.
Bizde bile bazı hakemler kendine has disiplin uygulamaları nedeniyle ülkemizde bile standardı yakalayamıyoruz. Doğru değil mi?
|