Futbol hakemlerimizin her anını yakından takip eden bir yayın organı olarak yeni sezon öncesi hakemlerimize ayak bağı olan bir sorunu dile getirmek istiyoruz.
Hakemlikte fikir doğruluğu!
Her ne kadar spor sorununun doğası gereği (spor temasları) kurallara uymak güç olsa da, sporcunun sürekli olarak bu açıdan düşünmesi halinde, yapılan çalışmalar FAIR PLAY" ın tipik bir örneği olarak kabul edilmelidir.
Spor kişinin kendi ile yaptığı mücadele ve genellikle başkalarıyla yaptığı yarıştır.
Sporcuların ve hakemlerin arasındaki tatlı yarış rekabete dönüştüğünde us’ta (akıl) onunla birlikte olmalıdır.
Kurallar ister yazılı olsun, ister olmasın, doğruluk ve şeref kavramlarının gerekleri yerine getirilmelidir.
Bu tip bir düşünce tarzı, FAIR PLAY" in doğmasını ve gelişmesini sağlayacak, aynı zamanda sporcuları olabilecek tehlikelerden koruyacak ve insanlığa onur kavramını benimsetecektir.
Futbol ailesinden FAİR PLAY’a uyması gereken ilk kişiler hakemler olmalıdır. Çünkü hakemler adalet dağıtan kesimi temsil ederler. Kamuoyuna şu mesajı vermeliler; Gördüğünü çalan, küçük-büyük ayırımı yapmayan, eyyamdan uzak, ev sahibi- deplasman takımı ayrımı yapmayan hakem iyi hakemdir.
Lütfen.. Futbolun ve hakemliğin tarihçesini öğrenelim.. Bilenler hatırlayacaklardır.. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Futbol Federasyonu da kuruldu. Savaştan çıkmış bir ülke yeni bir yapılanmanın içine giriyor. O günlerde mesaj veriliyor; Hedef Avrupa..
O koşullardan bugünlere hiç de kolay gelinmedi. İşsizimiz çok da olsa, ülke terörle boğuşsa da, dev yatırımlar yapılmasa da Türkiye’nin ekonomisi hiç de göz ardı edilemeyecek düzeye geldi. Eskiden Milli takımımız yokluktan uluslar arası müsabakalara gidemezken şimdilerde çok sayıda sporcu, antrenör, yönetici ve hakem (hakemlerimiz vize sorununa takıldı) kamp için Amerika’ya rahatlıkla götürebiliyor.
1989 yılında Türkiye’de futbolda adeta devrim gerçekleşti. Türk Futbolunu yöneten, yön veren ve ortaya çıkan sorunları çözmekle görevlendirilen Futbol Federasyonu özerk hale geldi.
Buralara seçilen yöneticilerin sorumlulukları arttı. Ancak bugünkü gelinen nokta fevkalade.
Son yıllarda yaşanan süratli değişim ve gelişime ayak uydurulduğu gibi gerek kulüpleri gerekse de hakemlerimizin şartlarını iyi koşullara çekildi.
Emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.
Parasal kaynaklarını her geçen gün rekor düzeylere taşıyan kulüpler hakemlerimizden adalet bekliyorlar. Haklarının yenmesini istemiyorlar. Sahaya kafası karışık, sorunları olan hakemleri istemiyorlar.
Liglerde küçük takımların bile büyük takımları rahatlıkla yenebildiği, rekorların kırıldığı, heyecanın sezonun son maçına kadar düşmediği, sürpriz sonuçların birbirini kovaladığına şahit oluyoruz.
İşte burada biraz durun ve düşünün..
TFF yetkilileri, MHK ve Dernek yöneticileri burada durun ve düşünün..
Hakem camiasında toplumsal barışı nasıl sağlarız, hakemlerimizi sorunlarından arındırıp nasıl sahaya süreriz.. Bunları düşünün..
Lütfen.. Bazı kararları alırken masa başında almayın. Türkiye’nin bazı bölgelerinde hala yarı feodal bir yapı var. İstanbul, Ankara ve İzmir’de dikkate alınmayacak bir konu Anadolu’da farklı algılanabiliyor..
MHK’ya sesleniyoruz..
Gelin şu dernek olayını yeniden gözden geçirin.
Başka dernek aramak yerine mevcut derneği nasıl daha iyi hale getiririz onu düşünün ve hızlı adım atın.
Dernek seçimlerinde asla müdahil olunmasın..
Hakemler kendilerini yönetecekleri kendileri seçsin.
Demokrasiyi içimizde sindirelim.
Daha önce hiç böyle davranıldı mı?
Hayır hiç böyle davranılmadı ama siz davranın.. )
FAIR PLAY" e kişisel ve takım halinde uyulursa başarı gelir.
FAIR PLAY bir davranış şeklidir. Kişinin; Kazansın veya kaybetsin rakibine gösterdiği saygıdır.
Hakemlerimiz ve dernek yöneticilerimiz iyi nitelikli ve faziletli davranış içinde olurlar ise sportmence yarış içinde olurlar ise inanın kazanan Türk Hakemliği olacaktır.
Günümüz şartlarında hakemlik en riskli faaliyetlerden biridir. "Cesaret, fedakarlık ve özgüvenin" olduğu yerde başarı da peşinden gelecektir.
Artık profesyonelleşme kapıya dayandı.
TFF mali genel kurulunda Başkan Mahmut Özgener bunun müjdesini verdi ve Türkiye, İngiltere"den sonra profesyonel hakemliğe geçecek ikinci ülke olacak dedi.
Federasyon artık hakemlerin yalnızca moral gelişimini ve beden gücünü düzene koymak değil, aynı zamanda ruhunu da koruyup desteklemek olduğuna inanıyorlar ve bu yönde çalışma içerisindeler.
Futbol ortamında hakemlik de ciddi bir revizyon yaşamak zorunda…
Dernek Genel Merkezine sesleniyoruz
Dernek genel merkezi, derneklerin içinde bulunduğu sıkıntılı ortamı yok etmek zorundadır. Bu da seçim yapmaktan geçer.
Dernek olarak acilen seçime gidilmeli. İstanbul seçim yapmadan gitmem derseniz o zaman onları seçime almazsınız olur biter.
Ortada görünen odur ki derneğin seçim yapmaması hakemler üzerinde sıkıntı yaratıyor. Bu sıkıntı da hakemlerin maçlarına yansıyor. Buna mutlak bir çözüm bulunmalı..
TFF Yetkilileri, MHK ve TFFHGD sizlere bir kez daha sesleniyoruz;
Geçmişe bir sünger çekin.. Kılıçlarınızı çöpe atın.. Türkiye’nin Avrupa’ya entegre olma çalışmalarının hız aldığı, konvansiyonun bir parçası olunduğu şu ortamda Türk Hakemliğinin kanayan yarası haline gelen şu dernek olayına bir el atın da hep beraber tarihe geçin..
Türk insanının yapısında "barış ve hoşgörü" vardır ve varolacaktır da..
Haydi yarın.. yarından daha yakın..
HAKEMİN SESİ