|
Özgener: Seminerler meyvelerini vermeye başladı
Törende açılış konuşmasını yapan TFF Başkanı Özgener, adeta hakemlerin yüreğine su serpen konuşmalar yaptı ve hakemlerden uzunca alkış aldı.

Özgerner şunları söyledi; "Sezon öncesinde ve devre arasında yapılan bu seminerlerin hem futbolumuza hem de siz değerli hakem ve gözlemcilerimize önemli kazanımlar getirdiğini düşünüyorum. Futbol tarihinin en önemli hakemlerinden Fransız Michel Vautrot şunları söylüyor: "Bir hakemin maç sırasında birinci görevi; oyunu ve saha üzerinde gösterilen performansı korumaktır. Ama şunu da bilin, bu zor görevi yerine getirirken takımları ve taraftarları asla tam olarak memnun edemezsiniz. Maçtan sonra hakem, negatif açıklama ve eleştiriler ile hemen bir hedefe döner. Sahada, bir korner veya penaltıdan çok daha önemli şeyler vardır. Önemli olan kararlarınızdaki kesinliğe güvenmeniz ve maçtan sonra kendinize sorduğunuz sorulara iç rahatlığıyla yanıt verebilmenizdir. Bunu sağlamak için de kuralları ve oyunun ruhunu en iyi şekilde anlamalısınız…"
Değerli hakemler, Her devre arasında olduğu gibi bu yıl da yeniden bir araya geldik. Hepiniz stres dolu bir ilk yarıyı geride bıraktınız. Tenkitler, maç sonrası açıklamalar birbirini kovaladı. Taraflar, taraftarlar, yöneticiler; kendilerinden veya oyuncularından çok sizleri suçladı ve halen bu suçlamaların devam ettiğine tanık oluyoruz.
Vautrot"nun dediği doğru… Özünde rekabet ve birbirleriyle çekişen taraflar yatan bir olguda, asla herkesi memnun etmeniz mümkün değil. Futbolun giderek hızlanan temposu nedeniyle işiniz 10-20 yıl önce görev yapan meslektaşlarınıza göre çok daha zor. Her kararınız 15-20 kamerayla, saniyede 1000 kare çekebilen ağır çekim araçlarıyla inceleniyor. En yüksek teknoloji ürünü araçlarla bile zorlukla yakalanan küçük hatalar yüzünden suçlanıyorsunuz. 100 metrelik sahada sizlerin santimlerle karar vermeniz isteniyor dedi.
İşiniz daha da zorlaşacak!
Başkan Özgener, Yaptığınız iş saha üzerinde mücadele eden herkesten daha zor. Aslında sadece Türkiye"de değil tüm dünyada durum aynı... Bundan 24 yıl önce de bir ülkenin futbol kaderi dünya kupasında elle atılan bir golle değişmişti. 2010 yılına geldiğimizde de oyuncular topa elini uzatıp maç kazanmayı normal görüyorlar.
Böyle bir hareket, bir ülkenin dünyanın en büyük organizasyonuna katılımına engel olabiliyor.
Belirtmeliyim ki; yaptığınız iş, futbol endüstrisi geliştikçe daha da zorlaşacak. Sahada futbolun adaletini sağlamak her geçen gün daha zor bir görev haline gelecek. Kulüpler, oyuncular ve yöneticiler, kendi sorumluluklarını sizlerin sırtına yüklemeye devam edecekler. Sizleri giderek daha yüksek teknolojik aygıtlarla takip edecekler. Her hatanıza anlamlar yüklemeye, dikkatinizden kaçırdığınız her pozisyonda sizleri suçlamaya ara vermeyecekler.
Türkiye Futbol Federasyonu olarak kulüplerimizi, yöneticilerimizi ve futbolcularımızı sağduyulu olmaya çağırmaya devam edeceğiz. Onlara, yaptığınız işin zorluklarını anlatmaya devam edeceklerini söyledi.
Sinir ve heyecanla yapılan açıklamalar hiçbir şeyi iyileştirmez”
Özgener konuşmasına şöyle devam etti; Gündeminizi günlük hatalar üzerinden oluşturup, hakemler üzerinde psikolojik baskı yaratmaya çalışarak, kendi kulübünüzün günlük hedeflere ulaşmasını sağlamak isteyebilirsiniz. Ama bu baskı, Türk hakemliğinin daha iyi yerlere gelmesini, daha iyi hakemler yetiştirmemizi, kendilerine güvenen ve hakem olmak isteyen gençleri engelleyecektir. Türk hakemliğine günlük hatalar ve yorumlar üzerinden değil, biraz daha geniş açıdan bakılmasını tavsiye ediyoruz. Bir maçtan hemen sonra sinir ve heyecanla yapılan açıklamaların hiçbir şeyi iyileştirmeyeceğini tüm futbol ailesi olarak anlamalıyız.
Yapılan hataların yetersizlikle değil, tüm dünyada bu işin doğasında ve ruhunda var olan "hata" başlığı altında yapıldığını anlatmaya, hata yapanları sistemin dışına atmaya değil, sistemin içerisinde geliştirmeye,
İyileştirmeye, kazanmaya çalışmaya ve olaylara mutlaka sporun ruhuna uygun bir çerçeve içerisinde bakmamız gerektiğine, ikna etmeye çalışacağız.
Amacımız; mekanizmaları düzgün işleyen sağlıklı bir sistem yaratmak. Bu sistemin başarısı adına da herkesi, kurallar içerisinde gerçek ve samimi bir diyalog ortamında tartışmaya, çözüm yollarını birlikte konuşmaya davet edeceğiz.
Var gücümüzle desteğe devam”
Türkiye Futbol Federasyonu olarak bütün gücümüzle sizlerin arkasında durmaya devam edeceğiz. Desteğimizi her gün daha fazla yanınızda hissedeceksiniz. Sizleri bu yoğun eleştiri bombardımanından korumak için elimizden gelen her şeyi yapmayı sürdüreceğiz. Kuralları uyguladığınız, oyunun ruhunu sahaya yansıttığınız ve kendinize olan güveninizi kaybetmediğiniz sürece eleştiriler zaten sizi güçlendirecektir.
Göreviniz ve sorumluluğunuz herkesten daha büyük. Türkiye Futbol Federasyonu olarak bu sorumluluğu ve ağır yükünüzü paylaşabilmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Fakat burada özenle bir konunun altını çizmek istiyorum… İçinde bulunduğumuz bu durum sizlere de çok büyük sorumluluklar yüklüyor. Üst düzey bir hakem için kendini geliştirme ve eğitim asla bitmemeli. Bir sporcu için durum nasılsa, hakem için de aynı olması gerektiği aşikardır
Kendinizi geliştirmeniz, en üst düzeyde eğitim almanız için elimizden gelen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Sizlerden isteğimiz; yüksek bir kararlılık içinde, Türk hakemliğini ileri götürmek için her zamankinden çok daha fazla çalışmanız ve kendinizi asla yeterli görmemenizdir...
Nasıl başarıları paylaşıyorsak, saha performanslarınızın zaman zaman yarattığı sıkıntıları da en ince detayına kadar incelemelisiniz. Burada da en önemli ödev sizlere düşüyor…
"İkinci yarı, sizleri daha zorlu bir süreç bekliyor"
İlk yarının hakemlik açısından röntgenini çektiğimizde, çeşitli periyodlarda hakem hataları ile karşılaştık. Ve bu hatalar zaman zaman maçların sonucuna, kaderine tesir etti. Kulüplerimizi zorda bıraktı. Bu bir gerçek… Bu gerçeğin ışığında; hataları yok kabul etmek yerine kararlılıkla üzerine gitmeli ve daha fazla sıkıntı yaratmadan bu hataları ortadan kaldırmaya çalışmalısınız.
İkinci yarı, sizleri daha zorlu bir süreç bekliyor. Hem futbol ailesinin hem de bizlerin, sizlerden beklentileri yüksek. Bu beklenti yüksekliği, kapasitenize olan güvenimizden kaynaklanıyor. Ama standardınızı ve performansınızı yükselterek bu güveni devam ettirmek de sizlerin elinde.
Hakemlik hakkında en güzel sözlerden birini bizim sporumuzdan değil belki, ama bir Amerikan futbolu oyuncusu olan Tony Lamar Banks söylemiş: "Bir hakeme saldırırken iki kez düşünmelisiniz. Onlar, oyunla kaos arasında duran ve oyunu koruyan insanlardır."
Kaosa karşı durduğunuz bu zor görevinizde, sizlere bir kez daha başarılar diliyor ve yanınızda olduğumuzu her zaman bilmenizi istiyorum."
Şenes Erzik: Hakemlerimiz daha iyi maçlar alacak!
Açılışta konuşan Şenes Erzik, başından geçen enteresan bir olayını anlatırken Fransız hakem Michel Vautrot ile birlikte korkunç uçak yolculuğu yaptıklarını ve ölümden döndüklerini anlattı. Vautrot’un uçak ile boşluğa düştüklerinde bir mektup yazdığını, bu mektupta hakemlik hayatında 2 büyük hata yaptığını ama 3.yü bulamadığını yazdığını söyledi.

Erzik, özellikle hakem yönetimlerinde insani hataların önüne geçilemeyeceğini vurgularken, ""İsterseniz 10 hakemle maç yönetin, insani hataların hepsi yine olacak. Hangi klasmanda olursanız olun, hataları zaman zaman yapacaksınız, çünkü yapılan iş gerçekten zor. Maç içinde bir saniye bile başka iş düşünme hakkınız olmayan bir meslek"" dedi.
Hakemlikte eğitim konusuna büyük önem verilmesi gerektiğini anlatan Erzik, ""Bilinçli, planlı, programlı, standart eğitim en önemli konu. Hataların giderilmesi için yepyeni bir jenerasyon var elimizde. Önümüzdeki 3-4 yıl içinde daha başka düzeye gelmeleri mümkün. Hep birlikte çalışarak bunu başarabileceğimize yürekten inanıyorum"" dedi.
Sarvan: Gözlemci notları yükseldi
MHK Başkanı Oğuz Sarvan ise konuşmasında, bir önceki sezona göre hakem performanslarında meydana gelen olumlu gelişmeye dikkat çekti ve gözlemci notlarının geçen seneye göre yükseldiğini söyledi.
Sarvan, Hakemlerimiz senede ortalama 12 maç yönetiyor. Bu da daha tecrübeli hale gelmelerini sağlıyor dedi.

|